Home / ENGELLİ HAKLARI ÖNERİLERİ 10.05.2021

ENGELLİ HAKLARI ÖNERİLERİ 10.05.2021

TÜRKİYİ ORTOPEDİK ENGELLİLER FEDERASYONU

ENGELLİLERİN SOSYAL HAYATA TAM, ETKİN VE EŞİT KATILIMINI
DESTEKLEYECEK VE ENGELLİLERİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRMESİ İÇİN
ÖNERİLEN YENİ DÜZENLEMELER

1. Engelliler ile ilgili bütün indirim ve muafiyetler, ücretsiz uygulamalar kaldırılmalı, bunun
yerine her engelliye engel durumuna göre engellilik tazminatı ödenmelidir.

2. Engelli bireylerin kullandığı protez, ortez, tekerlekli sandalye ve yardımcı araç gereçler ile ilgili
yeni düzenleme ve güncelleme ivedilikle yapılmalıdır.
Protez ortezler için fark ücreti alınmamalı ve en iyisi verilmelidir.
Kalite ve garanti süresine göre yenileme süresi belirlenebilir. Engellilerin en büyük
sorunlarından biridir. Gazilere verilen protez ortez hakkı ile aynı olmalı, ayrım gözetilmemeli.
Engelli birey kaliteli bir ortez olmadan hayatını kaliteli olarak sürdüremez. Baston, baston
lastiği, tekerlekli sandalye, protez, ortez, yardımcı araç gereçler, işitme cihazı, işitme cihazı pili
vs. SGK’da Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) Gurubu içine en çok üyesi olan engelli
konfederasyonunun da girmesi bu problemin kalıcı olarak çözülmesi için önemli bir adım
olacaktır.

a. Engelli çalışanın kullandığı tıbbi malzeme, vücut dışı protez ve ortezlerden, görmeye
yardımcı tıbbi malzemelerden, sağlık raporunda hayati öneme haiz olduğu
belirtilmeyen diğer protezler ve ortezlerden, tekerlekli sandalye ve sarf
malzemelerinden katkı payı alınmayacak şekilde mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır.
(Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği, 1.8.3 – Tıbbi malzeme katılım payı
maddesi)

b. Engelli çalışanın kullandığı tıbbi malzeme, protez, ortez, tekerlekli sandalye ve sarf
malzemelerinin, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği 3.1.2 – Ayakta
tedavilerde kullanılan tıbbi malzemeler maddesi 17 inci fıkrasında yazan Gazilerde
olduğu gibi SGK ödenekleri yapılacak şekilde mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır.

c. Engelli çalışanın Ayaktan tedavilerinde kullanılan ortez, protez, tıbbi malzeme ve sarf
malzemeleri ile bu cihazların bakım ve onarımı giderleri iyileştirilmelidir. (Sosyal
Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği, 3.1.2 – Ayakta tedavilerde kullanılan tıbbi
malemeler maddesi 4, 5,6 ve 11 inci fıkraları)

d. Engelli çalışanın kullandığı tıbbi malzeme, protez, ortez, tekerlekli sandalye ve sarf
malzemelerinin, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği Eki EK-B-2
Ödenmeyen malzemeler listesinden 11 inci sıradaki “spor protezi” ifadesi çıkarılır. Ek3/C-5 maddesinde belirtilen özellikli tekerlekli sandalyeler EK-3/C maddesinde yer
alacak şekilde düzenleme yapılır. Gaziler için SGK ödemesi yapılan EK-3/C-5 maddesi
engelli çalışanlar için de aynen olduğu gibi SGK ödemesi yapılacak şekilde mevzuat
düzenlemesi yapılmalıdır.

e. Engelli çalışanın kullandığı tıbbi malzeme, protez, ortez, tekerlekli sandalye ve sarf
malzemelerinden Sağlık Uygulama Tebliğince karşılanmayan kısmı kurumlarca
ödenmelidir.

3. Engelli bireylerin hakim ve savcı olabilmelerinin önündeki kanuni düzenleme kaldırılmalıdır.
24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun Adayların Nitelikleri Başlıklı 8
inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi değiştirilmeli:
Mevcut Madde: Hakimlik ve savcılık görevlerini sürekli olarak yurdun her yerinde
yapmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı veya sakatlığı, alışılmışın dışında
çevrenin yadırgayacağı şekilde konuşma ve organlarının hareketini kontrol zorluğu
çekmek gibi özürlü durumları bulunmamak.
Teklif: Hakimlik ve savcılık görevlerini sürekli olarak yurdun her yerinde yapmasına engel
olabilecek hastalığı veya zihinsel engeli bulunmamak.

4. Engelli bireylerin hareketliğinin sağlanabilmesi için ÖTV ve MTV indirimli otomobil alımı
ivedilikle ve yeniden kalıcı bir sistem getirilecek şekilde düzenlenmelidir.
* ÖTV Kanunu Değişikliği Teklif Cetveli Ekte yer almaktadır.
Gazi ve engellilerin ÖTV’den muaf olarak alacakları taşıtlar için “hesaplanması gereken
ÖTV ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 330.800 TL’yi aşmaması” şeklinde sınırlama
getirilmiştir. Bu sınırlama engelli ve gazi vatandaşlarımızın araç tercihlerini ciddi şekilde
kısıtladığı için sosyal hayata tam, etkin ve eşit katılımını da engellemektedir.
Piyasa şartlarında dizel motorlu ve engelli/gazi bireylerin kolay kullanabildikleri otomatik
vites özelliğine sahip araçlardan Türkiye’de yaklaşık 2-3 tanesi bu kısıtlamayı karşılamaktadır.
Gazi ve engellilerimizin, kendi özel ihtiyaç durumlarına göre tercih edecekleri araçlarını alma
seçeneklerinin kısıtlanması bu gurubun sosyal hayata katılımını güçleştirmiştir.
Örneğin tekerlekli sandalye kullanan bir engelli ailesi ile birlikte seyahat ettiğinde kendi
tekerlekli sandalyesi, bebek arabası ve valiz ile birlikte bagaj hacmi küçük bir arabaya sığması
mümkün olamamaktadır. Hem geniş aileyi destekleme politikası hem de engelli bireylerin
bağımsız hareket edebilmelerinin sağlanması için her engellinin kendi bireysel durumuna göre
araç tercihinde bulunmasının sağlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, pandemi nedeniyle sıfır araç üretiminin yavaşlaması ve duraklaması
nedeniyle, dolar ve avro kurlarındaki artışlar nedeniyle araç fiyatları oldukça yükselmiştir.
Ayrıca Ağustos 2020’de yayınlanan kararname ile otomobillere getirilen %20 ÖTV artış oranı,
engellilerin yoğunlukla kullanabildikleri otomatik vitesli araçlarda ciddi artışlar ortaya
koymuştur. Bu da engellilerin tekerlekli sandalyelerini koyabilecekleri, geniş bagajlı ve
otomatik vitesli otomobilleri alabilmesini engellemektedir.
Bu gerekçelerle, engellilerin ve gazilerin bu konuda kısa vadede mağduriyetlerinin
giderilmesi için ÖTV kanunun 7 inci maddesinin ek fıkrasında yer alan Sayın
Cumhurbaşkanımıza verilen yetkinin kullanılarak 330.800 TL’lik tutarın %50 oranında
artırılmasını talep etmekteyiz.

ÖTV İNDİRİMİNE KALICI ÇÖZÜM GETİRİLMESİNİ İSTİYORUZ.

Gazi ve engelli bireylerin ÖTV indirimli alacakları otomobillerden fiyat kısıtlamasının
kaldırılması istiyoruz. Bunun yerine ÖTV indiriminin asgari ücrete endeksli bir miktar (bürüt
asgari ücretin 80 katına kadar tutan ÖTV miktarından muaf olması, geçen her miktarın
devlete ödenmesi) belirlenerek yapılması ve geçen miktarın engelli birey tarafından ödenerek
alabilmesinin sağlanmalıdır. Ayrıca, gazi ve engelli bireyin mağdur edilmemesi için yeniden ÖTV
indirimli otomobil alabilmesinin sınırı 5 yıldan 3 yıla çekilmesi için düzenleme yapılması çok
yerinde olacaktır.

5. 2020 yılı ortasından itibaren ciddi sorun haline dönüşen engellilerin ehliyet problemi ivedilikle
giderilmelidir.
Bilindiği gibi engelli vatandaşlarımızın sürücü olup olamayacaklarına ilişkin sağlık
değerlendirilmesi, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine
Dair Yönetmelik hükümlerine göre yapılmaktadır. Buna göre engelli sürücü adayı önce ilgili
uzman hekimlerinin yer aldığı sağlık kurulunca değerlendirilir ve sürücü olabileceğine karar
verildikten sonra il sağlık müdürlüklerinde oluşturulan komisyona gönderilerek, hangi özel
tertibatı kullanacağına ilişkin kod numarası tespiti yapılırdı.
Ancak, 13.06.2020 tarihinde anılan yönetmelikte bir değişiklik yapılarak, yukarıda adı geçen
komisyona özel tertibat kod numarasının belirlenmesi yetkisinin yanında, sağlık heyetinde
sağlık değerlendirmesi yapılan engellinin yeniden değerlendirilerek sürücü olup olamayacağına
karar verme yetkisi eklenmiştir. Böylece sağlık heyeti ve komisyon kararları arasında çelişki ve
çatışmaların önü açılmıştır. Kaldı ki uzman hekimlerin bulunduğu heyet kararının bir hekimin
bulunduğu komisyonca ortadan kaldırılması hukuka ve işleyişe uygun değildir. Böylelikle,
seneler önce uygun değerlendirmeler ve sınavlar sonucu sürücü belgesi alan ve araç kullanan
pek çok engellinin belgelerine, yenileme amacıyla gittikleri söz konusu sistemde el konularak
mağdur edilmektedirler.

Sorular:
a) Açıklamada belirtilen ve birimler arasında yetki çatışması çıkararak engelli
vatandaşlarımızın mağduriyetine neden olan mevzuatı düzeltmeyi düşünüyor
musunuz?

b) Engellerinden dolayı toplu taşıma araçlarını kullanamayan ve bu nedenle özel
araçlarına bağımlı olan bu kişilerin sürücü belgelerinin iptal edilmesi nasıl bir kamu
yararına hizmet edecektir?

c) Bu nedenle okuluna, işine, alışverişine vb. yerlere gidemeyen engelliler için nasıl bir
çözüm yolu öneriyorsunuz?

d) Engellilerin hayatlarını kolaylaştırmak için çalışılması gerekirken, sürücü belgesi
alabilmek için bunca sıkıntı çekmeleri adil midir?

e) Mevcut yönetmelikte öngörülen ölçme ve değerlendirme sistemi çağın gerisinde
kalmıştır. Gelişmiş ülkelerde bu konuya ilişkin ölçme ve değerlendirme sistemleri pratik
Türkiye Ortopedik Engelliler Federasyonuolarak simülatörler aracılığıyla ve en az yanılma payıyla gerçekleştirilmektedir. Ülkemiz için de bu sistemin kullanılmasını düşünüyor musunuz?

f) Yıllar önce uygun sağlık kurulu raporu ile ve sınavda başarılı olarak alınan, yıllardır
araçlarını kullanan engellilerin sürücü belgelerinin, yönetmelikte yeni yapılan bir
değişiklikle iptal edilmeleri hukuki ve vicdani midir? Bu kişilerin sürücü belgeleri iade
edilecek midir?

6. Engelli bireylerin yurt dışından kendilerine uygun otomobil getirebilmeleri ile ilgili mevzuat
yeniden ve engelliler lehine düzenlenmelidir.

7. Engelli bireylerinde tekerlekli sandalyesi ile binebileceği taksi ve turizm taşımacılığı mevzuatı
ivedilikle düzenlenmelidir.

8. Cumhurbaşkanlığı bünyesinden engelliler koordinasyon merkezi oluşturulmalıdır.

9. Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi içerisinde yer alan Politika kurullarının her birisinde kendi
alanlarında uzman olan bizatihi engelli bireylerin kendileri yer almalı ve bu alanların içerisinde
engelli bireyler ile ilgili çalışmalar gerçekleştirmelidir.
Kurullar:
– Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu
– Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu
– Ekonomi Politikaları Kurulu
– Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu
– Hukuk Politikaları Kurulu
– Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu
– Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu
– Sosyal Politikalar Kurulu
– Yerel Yönetim Politikaları Kurulu

10. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63 üncü maddesinde Türkiye
Sakatlar Konfederasyonu’nun yer alacağı mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır.

11. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun Fiilî Hizmet Süresi Zammı başlıklı
40’ıncı maddesine engelli çalışanlar için yıllık 90 gün en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi
zammı uygulanacak şekilde düzenleme yapılmalıdır.
Engelli çalışanlardan emekli olanların 15 yılda emekli olanların emekli ikramiyeleri 30 yıl
üzerinden hesaplanmalıdır.

12. 657 Devlet Memurları Kanunun Ortak Hükümler Maddesine engelli çalışanlar için her iki yılda
bir olmak üzere, normal derece ilerlemesine ek olarak bir derece ilerlemesi daha verilecek
şekilde düzenleme yapılmalıdır.

13. Engelli çalışanların erken emekli olabilmeleri nedeniyle, yeşil pasaport hakkının daha erken
dönemde verilmesinin sağlanacağı mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır.

14. Yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan engelli memurların bir kereye mahsus genel idari
hizmetler kadrosuna geçirilmesi sağlanmalıdır. Örnek, daha önce Şehit Yakınları ve Gaziler ile
ilgili benzer mevzuat düzenlemesi yapılmıştır.

15. Engelli çalışanlara ve birinci derecede engelli yakını olup aynı evde birlikte yaşayanlara ilave
lojman puanı verilmesi için Kamu Konutları Kanunda düzenleme yapılır, engellilere ve engelli
yakınlarına öncelik verilmelidir.

16. Engelli çalışanların ikamet ettikleri ilde TOKİ sosyal konutlarından “0” faiz ve 120 ay taksit ile
öncelikli olarak yararlandırılmalıdır.

17. Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti alan engelli çalışana eğitim izni düzenlemesi yapılmalıdır.

18. Tüm kurumların atanma ve yer değişikliği yönetmeliklerinin sağlık ve engellilik mazeretleri ile
ilgili hükümlerinin Devlet Memurları Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliğine uyumlu hale
getirilmesi sağlanmalıdır.

19. Diyabet, fenilketanüri, çölyak gibi hastalıkları olan çalışanlara verilen yemek hizmetlerinin özel
gereksinimleri olan diyet programının dikkate alınarak verilmesi sağlanır.

20. Engelli çalışan ve bakmakla yükümlü olduğu bireyler ile bir adet refakatçısının kamu kurum ve
kuruluşların eğitim ve/veya sosyal tesislerinde konaklama ücretinde %50 indirim yapılması ve
otopark ücreti alınmaması yönünde mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır.

21. Ağır engelli çocuğu olan babalara ve ağır engelli eşi olan memurlara erken emeklilik hakkının
verilmesi için mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır. (5510 sayılı Yasanın 28. Maddesine ilave
edilmesi)

22. Devlet Memurları Kanuna, engellilerin teknolojik olanaklar kullanılarak evlerinde-uzaktan
çalışmalarını sağlayacak mevzuat düzenlemeleri yapılmalıdır. (İş Kanunu’nda yer alan hüküm
benzeri)

23. Her kurumda işaret dili tercümanının istihdam edilmesini sağlayacak mevzuat düzenlemeleri
yapılmalıdır.

24. Kamu kurumu internet sitelerinin bir yıl içerisinde erişilebilir yapılması sağlanmalıdır.

25. Engelli öğretmenlerin ilk atamalarında, engel durumlarının görev yapmalarına uygun olup
olmadığına yönelik yeniden engelli sağlık raporu istenmemesi sağlanmalıdır.

26. Acil afet eylem planlarında engellilere yönelik önlemlerin yer almasının sağlanmalıdır.

27. Engelliler ile yapılacak çalışmalara, alınacak kararlara engelli çalışanların, engelli sivil toplum
örgütlerinin ve sendikaların engelli komisyonlarının dâhil edilmesi sağlanmalıdır.

28. Engelli ve engelli yakını olan çalışanların haklarına yönelik eğitimlerin idari kadroyu ve tüm
çalışanları kapsayacak biçimde verilmesinin sağlanmalıdır.

29. Engelli istihdam şurası yapılmalıdır.
Kamu İhale Kanunu’nda yapılacak ilave ve/veya değişiklik ile kamu kurumlarında ihaleye giren
şirketler %3 engelli çalıştırma zorunluluğunu tamamladığına dair İŞKUR’dan belge getirmek
zorunda olmalıdırlar. KİK’de yeni düzenleme 10.maddeye yönelik Kamuda ihale alacaklar
“engelli çalıştırma kotasını tamamlamıştır” belgesi almalı ve ihaleye öyle girebilmeli. Benzer
uygulama ihaleye giren şirketler için “vergi borcu yoktur” şeklinde ihale öncesi belge
getirmektedirler. Bu uygulamanın engelli istihdamına büyük katkısı olacaktır.

30. Engelli bakım ücreti alan kişilerin istihdama dahil edilmesini sağlamak için gelir kriteri
hesaplamasında değişiklik yapılması gerekmektedir. Bakıma muhtaç kişinin bizzat kendisinin
çalıştığı durumlarda asgari ücretin iki katına kadar olan meblağın gelir kriteri hesaplamasına
dahil edilmemesi şeklinde düzenleme yapılması uygun olacaktır.
Bu uygulama engelli bireyin doğrudan istihdama katılmasını güçlendirici etki oluşturacak ve
ülkemiz için de hem insan gücü hem de ekonomik güç israfını engellemiş olacaktır. Bakım ücreti
alan kişilerin de üretken duruma gelmesinin önündeki önemli engeli kaldıracaktır.

31. Özel sektörün engelli işçi çalıştırması için erişilebilirlik ve destek teknolojilerine yönelik
taleplerinin %50 oranında miktarının karşılanması, 3 yıl engelli istihdamı zorunluluğu getirilmesi
sağlanmalıdır.

32. Engellilerin ticari araçları kullanabilmesinin önünün açılmalıdır. Örneğin, Hollanda’da engelli
kişiler taksici olabiliyor, lisanslı, Türkiye’de de olsun. Polonya’da tır kullanan iki eli olmayan bir
kişi var.

33. Emekli olmuş engellilere de girişimcilik destekleri verilmelidir.

34. Korumalı işyerleri veya destekli istihdamda üretilen mal ve hizmetlerin (DMO) Devlet Malzeme
Ofisinde olduğu gibi doğrudan temin ile alınabiliyor olması ile ilgili mevzuat düzenlemesi
yapılmalıdır.

35. Kamuda göreve atanmış olan kişilerin yaptıkları işe yönelik Türkiye Sakatlar Konfederasyonu
tarafından eğitim programı uygulanmalıdır.

36. Engelli bireylerin daha kısa sürede noter olabilmelerinin önü açılmalıdır. Noterlik Kanunu’nda
engelli hukukçuların lehine mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır.

Önerilen değişiklik aşağıdadır:
Mevcut madde:
Madde 6 – Adlî veya askerî yargı hâkimlik yahut savcılıklarına veyahut hukuk fakültesi
mezunu olup, idarî yargı hâkimlik veya savcılıklarına atanmış veya avukat unvanını
kazanmış olan veya Avukatlık Kanununa göre staj ve avukatlık sınavı şartlarından
bağışıklı olarak avukatlığa kabul olunmaya hak kazanmış bulunanlar, noterlik stajına
tâbi değildirler.
Bu gibilerin 9 uncu maddenin (a), (b) ve (d) bentlerinde gösterilen belgeleri iliştirmek
suretiyle Adalet Bakanlığına bir dilekçe ile başvurmaları üzerine, Bakanlıkça gerekli
görülen diğer belgeler de getirtilerek yapılan inceleme sonunda, noter olmaya engel
teşkil eden bir durumları bulunmadığı anlaşıldığı takdirde, ilgiliye 17 nci maddenin 3
üncü fıkrasında yazılı belge verilir ve 18 inci maddede gösterilen deftere kaydı yapılır.
Değişiklik teklifi:
05/02/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 5. Maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“Stajını yapan veya 6. Madde kapsamında başvuruda bulunan engelliler arasından %3
oranında atama yapılır. Mevcut atamalar Türkiye genelindeki oran %3’e ulaşıncaya
kadar öncelikle engellilerden yapılıp bu oran hiçbir şekilde %3’ün altında olamaz.”
Mevcut Madde:
Madde 7 – Noterlik stajına kabul edilebilmek için:
…..
12. Noterlik görevini devamlı ve gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul
olmamak,
…..
Noterlik stajına engel mahkûmiyeti olanlar, noterliğe kabul edilemezler.
Staj isteminde bulunan kişi hakkında noterliğe engel bir suçtan dolayı soruşturma
veya kovuşturma yapılması halinde, stajyerliğe alınma isteği hakkındaki kararın bu
soruşturma ve kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.

Değişiklik Teklifi:
05/02/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 7. Maddesinin 12. Fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“12. Noterlik görevini devamlı ve gereği gibi yapmaya engel akıl hastalığı veya
zayıflığı bulunmamak,”

37. Engellilere kredi ve burs imkanları arttırılmalıdır.

38. Sporla rehabilitasyon kapsamında antrenman yapan kişilerin kulüplerine doktor reçetesi ile
SGK tarafından fizik tedavi de olduğu gibi ödeme yapılmalıdır.

39. Mesleki Rehabilitasyon Merkezlerine fizik tedavide olduğu gibi kişiler yönlendirilip kabiliyetleri
tespit edilmelidir. Hacettepe Ergoterapi bölümündeki bu merkezden başlanarak desteklenmeli
ve reçete ile buradaki eğitim programına ödeme yapılmalı, böylelikle yayınlaşması
gerçekleştirilmelidir.

40. Ağır engelli çocuğu olan annelerin erken emekliliğinde olduğu gibi babalar da erken emekli
olabilmelidir.

41. Ağır engelli bireye bakmak için sosyal yardımlar kapsamında “evde bakım ücreti” alan kişiye
sigorta yapılmalıdır.
Böyle olmaması devletin kaçak işçi çalıştırması anlamına gelmektedir. Ağır engelli kişiye baktığı
için engelli bireyin belirlediği kişiye verilmektedir bu ücret. Yani bakım karşılığında
verilmektedir. Halbuki ev hizmetlerinde herhangi birisini bir saat bile çalıştırsak sigorta
yaptırma zorunluluğu vardır. Aynı görüşten hareketle Devlet 24 saat esaslı engelli bireye baktığı
için birisine para ödüyor ise bunun da sigortası yapılmalıdır.

42. 657 sayılı kanun kapsamında hizmetli kadrosunda çalışan engelli bireyler genel idari hizmetler
sınıfına geçirilmelidir. Benzer uygulama şehit yakınları ve gaziler için çok yakın geçmişte
uygulanmıştır.

43. Bakım ücreti çalışmaya engel olmamalı, bakılan kişinin çalışması sağlanmalı, gelir kriterine esas
teşkil etmemelidir.

44. Karayolları Trafik Kanunu’nda yeni düzenleme yaparak engelli otopark yerlerine park etmiş
araçlara kesilecek ceza miktarının çok ciddi caydırıcı olması yönünde mevzuat düzenlemesi
yapılmalıdır. Park cezalarının bir bölümü Türkiye Sakatlar Konfederasyonuna gelir olmalıdır.
Öneri:
Park etmenin yasak olduğu yerler ve haller:
Madde 61 – Taşıt yolu üzerinde;

o) Engellilerin araçları için ayrılmış park yerlerinde,

Park etmek yasaktır.
Bu madde hükümlerine uymayan sürücüler (o) bendinin ihlâli hâlinde para cezası iki
on kat artırılır. (yaklaşık 10 bin TL)
Türkiye Ortopedik Engelliler Federasyonu

*ÖTV KANUNU DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİF CETVELİ
Kanunun Mevcut Hali Kanunun Önerilen Hali Gerekçe
6.6.2002 tarihli ve
4760 sayılı Özel Tüketim
Vergisi Kanunu
Diğer istisnalar
Madde 7 – Bu Kanuna ekli;
……
2. (II) sayılı listede yer alan
kayıt ve tescile tâbi mallardan;
a) 87.03 (hesaplanması gereken
özel tüketim vergisi ve diğer her
türlü vergiler dahil bedeli
330.800 TL’yi aşanlar hariç),
87.04 (motor silindir hacmi
2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve
87.11 G.T.İ.P. numaralarında
yer alanların, engellilik oranı %
90 veya daha fazla olan malûl ve
engelliler tarafından,
….
c) 87.03 (hesaplanması gereken
özel tüketim vergisi ve diğer her
türlü vergiler dahil bedeli
2. (II) sayılı listede yer alan kayıt
ve tescile tâbi mallardan;
a) 87.03 (ÖTV’nin bürüt asgari
ücretin 80 katını geçmesi
durumunda geçen her bir
bedelin ödenmesi kaydıyla),
87.04 (motor silindir hacmi
2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve
87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer
alanların, sakatlık derecesi % 90
veya daha fazla olan malûl ve
engelliler tarafından,

c) 87.03 (ÖTV’nin bürüt asgari
ücretin 80 katını geçmesi
Döviz kurlarındaki artış, sıfır
otomobil üretiminin pandemi
nedeniyle durması veya
yavaşlaması nedeniyle ciddi fiyat
artışları, mevcut fiyat
sınırlamasında engelli bireylerin
kendi engel durumlarına uygun
otomobil alabilmelerini
engellemektedir. Hem aile
kurumunun desteklenmesi
(birlikte seyahat sırasında valiz,
bebek arabası, tekerlekli
sandalye hepsinin birlikte küçük
otomobillere sığmaması) hem
de engelli bireyin bağımsız
hareketinin sağlanabilmesi için
bagaj hacmi büyük otomobillere
ihtiyaç vardır. Otomobilin
toplam satış fiyatındaki sınırlama
yerine asgari ücrete endeksli
ÖTV muafiyeti, engelli ve gazi
bireylerin kendi durumuna
uygun otomobili seçmesini
sağlayabilecek, muafiyeti geçen
miktarın ödenmesi ve artan KDV
oranı ile birlikte devlete
ödenecek miktarın artması ilave
gelir olacaktır. Bu durum hem
engelli ve gazi birey için olumlu
hem de devlet gelirleri
bakımından olumlu olacaktır.
….
Yukarıdaki gerekçelere ilave
olarak; hareket ettirici tertibat
olarak gaz, fren, debriyaj ve vites

330.800 TL’yi aşanlar hariç),
87.04 (motor silindir hacmi
2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve
87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer
alanların, bizzat kullanma
amacıyla engelliliğine uygun
hareket ettirici özel tertibat
yaptıran malûl ve engelliler
tarafından,
d) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt
bentleri kapsamındaki araçların
aynı alt bentlerde belirtilen
malûl ve engelliler tarafından ilk
iktisabından sonra deprem,
heyelan, sel, yangın veya kaza
sonucu kullanılamaz hâle
gelmesi nedeniyle hurdaya
çıkarılmasında, bu alt bentler
kapsamındaki araçları hurdaya
çıkaran malûl ve engelliler
tarafından,
durumunda geçen her bir
bedelin ödenmesi kaydıyla),
87.04 (motor silindir hacmi
2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve
87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer
alanların, bizzat kullanma
amacıyla engelliliğine uygun
hareket ettirici özel tertibat,
donanım veya yazılım yaptıran
malûl ve engelliler tarafından,
d) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt
bentleri kapsamındaki araçların
aynı alt bentlerde belirtilen
malûl ve engelliler tarafından ilk
iktisabından sonra deprem,
heyelan, sel, yangın veya kaza
sonucu kullanılamaz hâle
gelmesi nedeniyle hurdaya
çıkarılmasında, bu alt bentler
kapsamındaki araçları hurdaya
çıkaran malûl ve engelliler
tarafından,
Üç yılda bir defaya mahsus
olmak üzere ilk iktisabı,
kabul edilmektedir. Halbuki bir
otomobilin güvenli bir şekilde
sürülebilmesi sadece bu
donanımlarla değil, silecek,
korna, sinyal, dikiz aynası,
direksiyon topuzu, özel yastık
gibi donanımların da kullanılması
ile mümkün olabilecektir. Bu
nedenle yukarıda sayılan ve
benzeri şekilde güvenli sürüşü
etkileyen donanımların da
engelli bireyin kendi engel
durumuna göre düzenlenmesi
gerekmektedir. İlave olarak bazı
engel guruplarının otomobili
bağımsız olarak kullanabilmesi
donanımla birlikte ve/veya
yazılımın yapılması ile mümkün
olabilmektedir. Örneğin kollarını
iyi kullanamayan fakat akülü
tekerlekli sandalyelerde olduğu
gibi sadece bir parmağını
kullanarak joistik ile aracı
yönlendirebilmesi ve
sürmesinde olduğu gibi,
otomobile direksiyon yerine
kullanılabilecek bir joistik
eklenmesi ve yazılım yapılması
ile otomobilin kullanılabilmesi
sağlanabilecektir.
….
Söz konusu araçların garantili
tamir ve bakım süreleri
genellikle üç yıl ile sınırlı
olmasından ve hareket kısıtlılığı
olan malul ve engellilerin tamir
ve bakım işlerini yaptırmalarının
zorluğu göz önüne alındığında 5
yıllık araç yenileme süresinin 3
yıla indirilmesi öngörülmüştür.
Ayrıca bu otomobillere KDV
ödemesi yapıldığında, 5 yıl
yerine bu yenilemenin 3 yıla
düşmesi ile KDV gelirlerinde artış
sağlanacaktır.

Beş yılda bir defaya mahsus
olmak üzere ilk iktisabı,

Vergiden müstesnadır.

Vergiden müstesnadır.
Verginin belgelerde
gösterilmesi, matrahta, vergide
ve mükellefiyette değişiklikler
Madde 15 –

2. a) (II) sayılı listedeki mallardan
kayıt ve tescile tâbi olanların,
veraset yoluyla intikaller hariç ilk
iktisabında istisna uygulanan
malların istisnadan yararlananlar
dışındakilerce iktisabında, ilk
iktisabındaki matrah esas
alınarak adına kayıt ve tescil
işlemi yapılandan, kayıt ve tescili
tarihinde geçerli olan oran
üzerinden, bu tarihte özel
tüketim vergisi alınır. Kanunun 7
nci maddesinin (2) ve (8)
numaralı bentleri çerçevesinde
istisnadan yararlananlar
tarafından bu istisnadan
yararlanılarak iktisap ettikleri
kayıt ve tescile tabi malları 5
yıldan fazla kullanarak elden
çıkarmaları durumunda bu
hüküm uygulanmaz.

2. a) (II) sayılı listedeki
mallardan kayıt ve tescile tâbi
olanların, veraset yoluyla
intikaller hariç ilk iktisabında
istisna uygulanan malların
istisnadan yararlananlar
dışındakilerce iktisabında, ilk
iktisabındaki matrah esas
alınarak adına kayıt ve tescil
işlemi yapılandan, kayıt ve
tescili tarihinde geçerli olan
oran üzerinden, bu tarihte
özel tüketim vergisi alınır.
Kanunun 7 nci maddesinin (2)
ve (8) numaralı bentleri
çerçevesinde istisnadan
yararlananlar tarafından bu
istisnadan yararlanılarak
iktisap ettikleri kayıt ve tescile
tabi malları 3 yıldan fazla
kullanarak elden çıkarmaları
durumunda bu hüküm
uygulanmaz.

Yukarıdaki değişikliğe bağlı
olarak, söz konusu araçların 5
yıldan fazla kullanılarak elden
çıkarılması durumunda Özel
Tüketim Vergisi alınmaması
hükmü 3 yıl olarak değiştirilmesi
öngörülmüştür.